Gişelerde savaş var! Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar'a karşı!

 
Birer hafta arayla iki filmide izleme fırsatını buldum. Kritiğini yapmak için geç bile kaldım.
 
Cem Yılmaz'a kuzenimle gittim. O da sıkı bir Cem Yılmaz fanıdır, haliyle filme gidelim deyince başka seçeneğimiz yoktu Cem Yılmaz dışında. El mecbur - pek tabii hevesle- filme girdik. 
 
Aslında film demeye bin şahit lazım, bu bildiğin klasik stand up gösterisi. Bildiğin Cem Yılmaz, bildiğin koltuğu! Koltuğun arkasına yerleştirdiği üstü kitap dolu masa ise sahneyi zenginleştirmek için olsa gerek. Ya da Cem bir mesaj mı veriyor dersiniz? Kitap okuma oranları bu kadar düşükken ülkemizde, sende oku demeye mi getiriyor?
 
Film desen film değil, konu yok, başka oyuncu yok. Her zaman ki gösterisini yaparken çekilmiş görüntüler, o konuşuyor sen dinliyorsun. Takip etmen gereken bir olay örgüsü yok. 
 
O anlatıyor, o anlattıkça sen kahkahalara boğuluyorsun. Sana seni anlatıyor, sen kendi haline gülüyorsun. Normal hayatta hep yaşadığın şeyleri, Cem'in ağzından dinlemek daha bir lezzetli oluyor. Adam 'a' dese, bir süre sonra ona da gülmeye başlıyorsun.
 
Bir dakikada 10 espri üretme kabiliyetine sahip Cem Yılmaz'da, altı saniyede bir, yeni bir espriye maruz kaldık! Radyasyon gibi bişi bu anacım, çok tehlikeli, kahkahadan nefes alamayıp küt gidebilirsin o anda animallah! Şükür film çıkışı zaiyat yoktu :)
 
Gelelim Şahan Gökbakar'a. Ne diyeyim, evet güldüm, ama hayır tasvip etmedim. Recep İvedik filmi ilk çıktığında, daha fragmanlarından tüylerim diken diken olup epey bir süre filmi boykot edip izlememiştim. Taa ki bir arkadaşın evinde denk gelip, kaçacak yerim olmayıp, izlemek zorunda kaldığım güne kadar. 
 
İnsanların bu kaba saba, normal hayatta küfürler salladıkları bu insan müsvettesine gülebilmeleri acayibime gitmişti. Nitekim, özyargılarımı ve filme karşı ördüğüm duvarlarımı yıkıp, filmin ikinci serisini sinemada arkadaşlarla kalabalıkça izleyip bir de Şahan'a para kazandırmışlığım var. Lakin, hala tüylerimi diken diken etmekte İvedik mahlukatı!
 
Şahan için umutluydum bu sefer, daha normal bir tipleme yaratmıştır umuduyla. Ama hayır, Celal ile Ceren filmindeki Celal karakteride besbelli İvedik'in üst sokağında oturuyor! Aynı mahallenin çocukları besbelli!
 
Aynı tiksinçlik, iğretilik, avamlık süregelmekte. Deseler ki Celal karakteri Recep'in kardeşi, doğrudur diyeceğim. Hele ki, Celal'in arkadaşı rolündeki baştan aşağı Recep İvedik kokan tipleme yok mu, illa bu filmin içinede sokmuş İvedik'i Şahan. Bol tükürmeli, gaz çıkarmalı, alta yapmalı, kabalığı bol, kibarlıktan nasibini almamış bir erkek tiplemesi eseri bu film. Benim anlamadığım filmde, Ezgi Mola gibi güzelim bir kız, filmdeki adıyla Ceren, hala bu andaval tipleme ile evlenmekte neden ısrarcı? Anlayan varsa beri gelsin! 
 
Celal ile Ceren'i sevgili sevgilimle izledik. İlk kez Bornova'da Batı Sinemasını deneyelim dedik, demez olaydık. Eski zaman sinemaları gibi, önündekinin kafasından sahneyi yarım yamalak gördüğün günlere geri döndük! Sevgilim mızmızlanmaya başlayınca yer değiştirelim dedik ama, film vizyona yeni girdiği için salon tam kapasite doluydu diyebilirim. Öyle kötü bir sinema salonu bile bu kadar dolabiliyorsa, diğer salonları düşünmek istemiyorum! Keza, Cem Yılmaz'da da salon tam dolu idi, günler öncesinden rezervasyon alıyorlardı hatta! Gülmeye açmıyız acaba? Ülkede maaşlar bir dert, işsizlik ayrı dert, zamlar ayrı, faturalar ayrı telden çalarken, sanırım deşarj olmak şart oldu.
 
Celal ile Ceren'de de güldük, Cem Yılmaz kadar olmasada. Bana konu olarak saçmalık silsilesi olarak gelsede, güldük mü güldük, inkar yok. Tabii bunda, iki gönül bir iken samanlık seyran olur felsefesininde payı var zannımca :) Yanında sevdiğin olduktan sonra, nerde olduğun, ne yaptığın pekte önemli olmuyor anacım.
 
Kıssadan hisse sevelim sevilelim öpelim öpüşelim, sevgi böcüğü olup çıkalım :) Ortada gülünecek bir şey varsa, fırsatını kaçırmayalım sonuna kadar gülelim. Hayat o kadar kısa ki, gözyaşları akmak için kenarda beklerken her daim, kahkaha atacak fırsatları kaçırmayalım...
 
Sertaç Burcu ŞAHİNER
 
burcu@hport.com.tr
https://twitter.com/#!/Serbusa
http://www.facebook.com/Sertac.Burcu.Sahiner
http://sertacburcusahiner.blogspot.com
Yayın Tarihi: 2013-01-25 22:28:17