Müge Anlı'ya eski eşinden tam destek!

 
 
 
Burhan Akdağ, Depremden sonra canlı yayındaki sözleriyle infial uyandıran eski eşi Müge Anlı'ya sahip çıktı.
 
 
Çok konuşuldu, çok tartışıldı; herkes Müge Anlı hakkında birçok şey söyledi. Kimi çok kızdı, ‘yapılmamalıydı’ dedi; ama kuşkusuz ki herkes durumu garip karşıladı... Ülkemizde her zaman görmeye alışageldiğimiz üzere, Müge Anlı  bir anda günah keçisi ilan edildi. 
 
Herşeyi unutarak hareket etmeyi seven bir milletiz. 
 
 
Pek çok şeyi hemen unutuveririz, pek çok şey hemen unutturulur ve gündemin alt sıralarındaki yerini alır? 
 
 
Anlı’ya karşı girişilen bu linç dalgası da bunun gereği midir? Bunu düşünmeden edemiyorum.
 
Bölgeye gidemeyen çadırları, bugün dahi hala ulaşamayan battaniyeleri, aç bilaç bekleyen yavruları, bir çadırda sıskışmış 30 insanı bir kenara bırakıp, gayri ihtiyari ağızdan çıkan ve de kendisininde yanlış anlaşıldığını  ifade ettiği maksadını aşan bir söz sonrası linç  girişimi midir bizi milletçe biz yapan?
 
Müge Anlı ve Duygu Canbaş’ın o gafları RTÜK takibinde!
 
Hepimiz bir gün çizmeyi aşabiliriz. Ve hepimiz bir gün günah keçisi ilan edilebiliriz.
 
Çünkü farkında olmasak da, hepimiz haddimizi aşma olasılığıyla birlikte yaşıyoruz.
 
Unutulan birşey var. O da Müge Anlı’nın da bir anne olduğu gerçeği. Ve her anne gibi Van’dan gelen her haberi yüreği çarparak ve gözyaşlarına boğularak izlemektedir. Ben en azından buna eminim. Çünkü kendisini en iyi tanıyanlardan birisiyim..
 
 
 
Yine unutulan birşey ki, düşünüldüğü  ve yaftalandığı tarzda bir insan olmuş olsa Anlı, bölgede kendi adına bölge insanı için, “o çocuklar”  için “Ödev Evleri” yaptırır mıydı? 
 
 
Sorarlar adama, siz bugüne kadar ne yaptınız da, böylesi bir linç girişiminde kendinizi haklı  görebiliyor ve bundan prim yapmaya çalışıyorsunuz?
 
 
Sanırım onu böylesine bir linç  girişimiyle acıtmaya çalışanlar bugüne değin programını  yada yaptığı işleri hiç ama hiç seyretmemişler. Seyretmiş olsalar çünkü bu kadar acımasız olmazlar ve bir kitle hareketi başlatırcasına sadece onun üstüne gitmez onu günah keçisi ilan etmezlerdi.
 
 
Bilinmesi ve hatırlanması geekir ki, Müge Anlı bugüne kadar yaptığı tüm programlarında bu ülkenin her karışından insanına yardım eli uzatmaya, onların derttaşı, candaşı olmaya çalışmıştır, olmuştur da...
 
Hiçbir ayrım gözetmeden ve her konuğuna aynı eşit mesafede yaklaşarak. 
 
 
Anlı’nın bu memleketi ve bu memleketin insanını hiçbir zaman, hiçbir ayrım gözetmeden sevdiği ve kucakladığının en önemli kanıtı ise bugüne kadar yaptığı  programlarındaki ve o programlardaki söylemlerinde mevcuttur.
 
 
Unutan ve Anlı’yı linç  etmeye dünden hazır olan arkadaşlara arşiv kayıtlarına bakmalarını  hatırlatırım.
 
Kaldı ki; bu linç girirşiminde bulunanlar bugün Sayın Başbakan’ın: 
 
 
 
“Polis taşlamak, asker taşlamak, molotof atmak, sağı soğu yakıp yıkmak için anında organize olanlar, bakıyorsunuz, afet anında ortalıkta görünmüyorlar” sözleri karşısında nasıl bir tavır takınacaklar. Açıkcası merak ediyorum.
 
Ancak, sanıyorum ki, bir gazeteci büyüğümüzün sözlerinde olduğu gibi;
 
Tehditkâr bir parmağın işaret ettiğini linç girişimi, bu memleketin politik kültürünün vazgeçilmez bir parçası oldu adeta.
 
Ve sayın izleyici olan bizler, kurbanlara ilk taşı atmadan önce, sıranın kimde olduğunu ve bir gün bize de gelebileceğini ununutarak hareket ediyoruz.
 
Kendi ayıplarımızı, ki bölgenin hala ne halde olduğu ortada, başkalarının üzerine dikkatleri yönelterek, gündemi değiştirerek ve kafaları karıştırarak örtmeye çalışıyoruz.
 
 
Saygılarımla.
 
Burhan Akdağ
 
 
 
 
 
Yayın Tarihi: 2011-10-26 15:34:17