Farkında olun ve sevmeyi elden bırakmayın!

 

 

Melike Akkan/hport.com.tr

 

Hayat bir şekilde akıp giderken bizler gene sınanmaya devam ediyoruz. Âmâ her sınavın sonuçları girdiğimiz sınav aynı olsa da aldığımız notlar farklı. Bir evvelki sınavdan zorlukla geçerken bir sonrakinden daha rahat geçiyoruz ve anlıyoruz ki bu iki sınav arasında ne kadar da çok büyümüşüz.

 

Aynı filmi seyrederken sadece algılayamadığımız kısım ya da sorduğumuz soru şu bir insan bir insana bunu neden yapar kısmı…

 

O zamanda hem kendinizi hem de karşınızdakini sorgulamaya başlıyorsunuz acaba kim nerede hata yaptı diye ama bir evvel ki tecrübenizden artık hatanın sizde olmadığını, bu alanda başka bir şeylerin olduğunu görmeye başlıyorsunuz.

 

Şimdi en güvendiğiniz canınız dediğiniz kişinin aslında size her dakika yalan söylediğini, en güvenli limanınız zannettiğiniz limanın aslında hiç de öyle olmadığını öğreniyorsunuz. Ne yaparsınız???

 

Size danışanlarımdan aldığım bilgiler doğrultusunda yaşananları anlatayım ilk defa böyle bir şey ile karşılaştığınızda gerçekten hazır olmadığınız için içiniz canınız çok yanıyor üzülüyor, hatta toparlamak için elinizden ne gelirse yapmaya çalışıyorsunuz. Acısı tarifsiz sanki ölüm bile o acıdan daha kolaymış gibi geliyor diye anlatıyor insanlar ki inanın bunu anlatılırken tüm iliklerime kadar onların hislerini algılayabiliyorum can çok acıyor…

 

Sonrasında yaptığınız fedakarlıklar sonunda bir şeyleri toparladığınızı zannedip kendinizi kandırma sürecine geçiyorsunuz…

 

Bu süreç içinde bazen mutlu bazen de mutsuz oluyorsunuz ki hayat zaten bu…

 

Sonrasında yukarıda da dediğim gibi o an tekrar devreye giriyor ve film başa sarıyor. İşte gene soruyorum bir insan en yakınına neden bu filmi tekrar tekrar seyrettirip onun güvenini sarsar…

 

Ama ben biliyorum aslında bu bir frekans meselesi. İlişkilerde iki kişi arsında ilk başta aynı olan frekans içlerinden birinin büyümesi ile farklılaşıyor.

 

Biri aşağıda birisi ise yukarıda kalıyor ve denge bozuluyor zaman da kişiler artık kendi frekanslarını taşıyan başka birilerini arıyorlar hatta aynı bile değil de kendi egolarını tatmin için kendilerinden daha da düşük frekanslara yöneliyorlar. O ortama girdiklerin de kendilerinin egolarını tatmin edecek durumlar yaşıyorlar ve üst frekanstaki devre dışı kalıyor…

 

Eğer bu sınavı daha evvel verebilmişseniz sorun yok bu sefer artık canınız acımıyor. Geriye sadece alışkanlığın verdiği bir boşluk kalıyor…

 

Hani Sertab’ın şarkısında dediği gibi alışıyorsunuz o boşluğa…

 

İşin özü hayatta ilk önce kendinizin değerini bilin. Eğer siz kendi değerinizi ve frekansınızı doğru yakalarsanız önünüze size uygun, gerçekten sizlere yol arkadaşı olabilecek ( güvenliliğinin sorgulanma hakları her an baki kalma üzere)  kişiler çıkacaktır. Farkında olun ve sevmeyi elden bırakmayın…

 

 

Sevgi ve ışıkla

Yayın Tarihi: 2016-12-03 10:17:42