Özel bir Ritüel; Sıradışı bir Yolculuk!

 

 
Ajda Tenbekçi/hport.com.tr
 
 
Merhaba dostlar,
 
 
Bugün sizlerle çok özel bir sohbet ve kendi geliştirdiğim bir ritüeli  paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz her zaman kendinize özel, iç sesinizin size fısıldadığı formüller üretmenizi ve bunları ihmal etmeden tekrarlamanızı salık vermeye çalışıyorum.
 
Açıkçası bazı durumlarda bu çalışmalarımızı fazla dillendirmeden uygulamamızın etkisini arttıracağını da söyleyebilirim. Bugünkü için de şahsım adına aynı şekilde düşünmekle beraber, gerek baharın gelişi ve ani hava değişikliklerinin, gerek gelecek kaygısı, stres gibi olumsuz faktörlerin çevremle beraber beni de etkisi altına almaya başladığını fark ettiğimden, bu kuralı bozup paylaşmanın zevkine varmak istiyorum.
 
 
Biz, sağlıklı titreşimler yaymayı tercih eden insanlar olarak çoğaldıkça, evrenden olumlu karşılık göreceğimiz kesindir. 
 
 
 
İtiraf edeyim, bahsettiğim türden olumsuz etkenlerin,yaklaşan seçim dahil olmak üzere toplumsal belirsizliklerin insan psikolojisi üzerinde yarattığı gerginlik benim de bünyeme sirayet etmiş, son günlerde dengemi korumakta bir miktar zorlanmaya başlamıştım.
 
Bu kabulden sonra kendime neye ihtiyacım olduğunu sordum. Kalbimden aldığım cevap, kendisiyle barışmamın uygun olduğu yönündeydi.  Bu tür sorularınızı kalbinize sorduğunuzda muhakkak ya hemen bizzat cevap verecektir, ya da evrenin küçük tesadüfleri aracılığıyla size sihirli formülleri iletecektir. Şüpheniz olmasın. 
 
 
 Evet, kalbimin verdiği nazik cevap, kendisiyle barışmam yönündeydi. Bunun tam olarak ne ifade ettiğini anlamak için düşünmeye başladım, küs olduğumuzdan haberim yoktu ve süre sonra ne kadar da haklı olduğunu fark ettim.
 
Hayatın telaşı içinde daha az şükredip daha fazla şikayet etmeye, ufak tefek sorunları gereğinden fazla büyütmeye ve daha az gülümsemeye başlamıştım. Bunlar kendi eşsizliğimi unutmama ve kendi kalbimden kopmama sebep oluyordu.
 
 
 Bir sorunun çözüm yolunu bulana kadar o konuyla ilgili rahatsızlığım dinmez, sonuçta o cevap ne olursa olsun çizeceğim yönü belirlememe yardımcı olur ve beni silkip umutlandırır.
 
Ben de hemen silkindim ve bu farkındalığın ilk gecesinde yatağıma uzandığımda ilk iş, daha önceki bir yazımda detaylıca bahsettiğim titreşim uyulmama çalışmasını yaptım.
 
 
Ardından sessiz ve karanlık ortamımda (hafif bir aydınlığa ihtiyaç duyuyorsanız bunun için sadece mum kullanmanızı tavsiye ederim, özellikle de beyaz, arındırıcı etkisinden dolayı. Sessizlikte konsantre olmakta zorlanıyorsanız, alçak sesle size eşlik edecek monoton tempolu etnik bir müzikten yardım alabilirsiniz.) gözlerimi kapatıp nefesimi düzenledim ve kendime yeraltına inebileceğim bir oyuk tasarladım. Yeraltına inme ritüeli, doğa üstü varlıklarla konuşmak, güç hayvanlarıyla tanışmak ya da ölülerden haber almak gibi amaçlarla uygulanan şamanik bir gelenektir. Ben de onlardan ilham aldım. Yerin altına indiğimde kendi yolumu bulmak için kullanacağım pusula gene kalbimdi.
 
 
 Kalbime kendisiyle barışmak istediğimi söyledim ve ışığıyla beni aydınlatmasını rica ettim. Özümle buluşmak için yapacağım yolculuk başlamıştı.
 
 
İlk gün bahsettiğim ortamda küçük ve karmaşık bir yürüyüş yaparken uyuyakalmışım.
 
2. Gün kaldığım yerden devam ettim. Yolculuğumun ayrıntılarına büyünün bozulmaması için fazla girmeyeceğim ama beklediğim noktaya ancak
 
3.gün yaklaşabildiğimi söyleyebilirim. Ve inanın ilk günden itibaren enerji anlamında kendimdeki olumlu etkilerini görmeye başladım.
 
 İç sesim ihtiyacım olan mesajı tam anlamıyla yakaladığını söyleyene kadar birkaç gün daha bu ritüele devam edeceğim. Ancak 7 günü geçirmemeyi, hala bir eksiklik hissediyorsam 7 gün ara verip devam etmeyi düşünüyorum.
İçinizden bazıları anlattıklarımı saçma bulabilir, ancak hala okumaya devam ediyorsanız neden siz de denemeyesiniz ki? Sorularımız farklı olabilir ama cevaplarımızın  ortak noktası onları  içimizde barındırdığımız gerçeğinde yatmaktadır. Ben yeraltına inmeyi tercih ederken siz gökyüzüne çıkmayı tercih edebilirsiniz. Hatta bir gün ortak bir alemde karşılaşıp  kalbimizin mucizelerine başka bir boyutta teşekkür etmemiz de mümkündür.
 Kul Nesimi’nin söylediği gibi;
 
 Kah çıkarım gökyüzüne 
 Seyrederim alemi
 Kah inerim yeryüzüne 
 Seyreder alem beni
 
 
Şimdilik bu kadar dostlar. Bugün sizlere başka tavsiye vermeyeceğim. Paylaştıklarım kişisel deneyimlerimdir, sevgiyle kabul edip kendi yolunuzda ilerlerken ilham kaynağı olabileceğini hissediyorsanız ne mutlu bana.
 
Paylaşmak değerlidir.  
 
 
 Sevgiyle kalınız.
 
 
İletişim:
 
ajdacantenbekci@gmail.com
 
Yayın Tarihi: 2017-03-29 20:30:29