Kötü bir 2016’dan sonra yeni yıl mutluluk ve huzur getirecek mi?

 

 

Erdem Yücel/hport.com.tr

 

 

Yılbaşının ne olduğunu, yeni yıla girerken insanların neden eğlendiğini yıllar yılı yazıp durduk. Vitrinleri süsleyen kırmızı donun (!) bile nereden geldiğini anlattık. Şimdi bakıyorum da bunca yazıya çiziye rağmen bir arpa boyu ilerlememişiz. Kısacası aklı almayanlara ne ben ne de başkaları bunu anlatamamışız. Kısır bir döngü içerisinde dönüp durmuşuz… 

 

2017’e girerken yine aynı konuya, yeni yıla girişin tarihi geçmişini yazmak istemiyorum. Yalnızca bir noktaya değineyim; hepsi o kadar; Hıristiyanlar 25 Aralık’ı Hz. İsa’nın yeryüzüne inişi olarak yorumlar ve kutlarla., 31 Aralık’ta ise yeni bir yılın başlangıcı kutlanır. İkisi birbirinden farklıdır ama cahil düşünce onları birbirlerine karıştırır.  Oysa yeni yıla girdiğimiz 31 Aralık bir dini gece değil, insanlığın ortak sevincidir. Yılbaşında içki içiliyor, dinimize göre günah diye feryat ederler! Oysa içkiyi sevenler yılbaşı dışında da içerler.

 

Ben kendi hesabıma bu yılı öncekilerde olduğu gibi umutla, hoşgörüyle kutlamayacağım. Yine de acısız, kedersiz, şehitsiz bir yıl olur inşallah diye saçma bir dua da edeceğim. Ne kadar dua edersem edeyim 2017’nin hiç de iyi olmayacağını hissediyorum.

 

Geride bıraktığımız yıla bakıyorum; o yıla da ne umutlarla girmiştik. Neler yaşadık, neler gördük…

 

Yılbaşının hemen ardından Güneydoğu’da, Diyarbakır, Sur, Cizre ve Yüksekova’da açılım, saçılım politikasının sonucu onlarca askerimiz, polisimiz şehit oldu… Sivillerden de yaşamlarını yitirenler onlara eklendi.

 

Devlet korumasında olması gereken Rusya’nın Ankara Büyükelçisini Andrey Karlov’u bile koruyamadık. Beyni yıkanmış katil bir polis tarafından tekbir getirilerek sırtından vurularak öldürüldü. O katil polis kim bilir kimlerin piyonuydu?

 

2017’nin de çok farklı olacağını, iyi geçeceğini bu yaşanan olaylardan sonra sanmıyorum.

 

Dilerim ki yanılmış oluruz…

 

İstanbul, Ankara ve Kayseri gibi şehirlerimiz başta olmak üzere aldatılmış, akılsız, gözleri dönmüş, kalleş canlı bombalarla insanlarımız yaşamlarını yitirdi, bir kısmı da sakat kaldı.

 

Son birkaç yıl içerisinde yüzlerce askerimiz, korucumuz şehit düştü.

 

FETÖ’ nün düzenlediği 15 Temmuz darbesinden kurtulduksa da yine insanlar canlarını yitirdi, sakat kaldı…

 

Suriye’de kim ne derse desin bizim olmayan bir savaşa girdik.  Suriye’den de şehit haberleri geliyor.  Geleceğe umutla bakan gençler ve onların acılar içerisindeki aileleri…

Bir dostum bundan böyle şehit haberleri duymamak için televizyonu açmıyorum diyor. Yerden göğe kadar haklı… Oradaki şehitlerimiz için bazıları vatan sağ olsun diyor; vatan sağ olsun da Suriye bizim vatanımız değil ki…1950’lerde de NATO’ya girebilmek uğruna bizimle ilgisi olmayan Kore’de savaşa girmiş, yüzlerce askerimiz bilmediği topraklarda şehit olmuştu.

 

Ne oldukları belli olmayan paralı askerlerden oluşan Özgür Suriye Ordusu denilenlerin yanında yer aldık…

 

Üç milyonu aşkın Müslüman kardeşlerimiz dediğimiz Suriye’den kaçan mülteciler başımıza dert oldu. Bizim vatandaşlarımıza verilmeyen haklara sahip oldular,  beyan esasına dayanarak üniversitelerimize girdiler, kira yardımı aldılar, sigorta primlerinden yararlandılar. Çadırkentlerde günde 135 bebeğin dünyaya geldiği haberi basında yer almış. Şimdi de Halep’ten kaçanlara kucak açacağız! Onlar büyük şehirlerde keyif sürerken bizim askerimiz onların memleketinde canlarını veriyorlar…

 

Siyasiler zora düştükleri anda bazı konularda hemen referandum sözü eder: acaba millet mültecileri istiyor mu? Neden bir referandum da bu konuda yapılmaz?

 

Kuşkusuz yaşlı, çocuk mültecilere Türkiye’nin kapıları açıkta; Suriyeli mültecilerden eli silah tutanları eğitip hadi gidin vatanınızı kurtarın diyenler neden çıkmıyor?

 

Kısacası 2016’de çok acı ve sıkıntılı günler yaşadık…

 

Turizmciler çok zor günler yaşadı…

 

Ekonominin ne olduğunu tam bilen yok…

 

Böyle günler geçiren ülkenin insanları mutlu bir yılbaşı geçirebilir mi?

 

Geleceğe karşı bir umudumuz var mı? Hiç sanmıyorum…

 

Böylesine mutsuz bir ortamda ben bu yıl, yılbaşını kutlamayacağım. Hele yabancı internet sitelerinde gördüğüm IŞID’ın sağ olarak ele geçirip, boyunlarına ip bağlayarak yaktığı askerlerimizden sonra…

 

 


erdemyucel2002@hotmail.com

Yayın Tarihi: 2016-12-29 20:32:46